sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik, üretimin ve farklılığın devamını sağlamaktadır. Aynı zamanda insanlık yaşamının devamlılığına da katkıda bulunur. Daha iyi anlatmak gerekirse sürdürülebilirlik kendi gereksinimlerimizi giderirken bizden sonra gelecek kuşakların da ihtiyaçlarından ödün vermeden karşılayabilmektir. Bir kavramın veya herhangi bir şeyin sürdürebilir olabilmesi için o şeyin şu an ki durumunu devam ettirebiliyor ve kendini yenileyebiliyor olması gerekmektedir. Hal böyle olunca bu kavram da gelecek kuşaklara, ekolojik, ekonomik ve zamanda sosyal şartları devam ettirebilen bir dünya bırakmak için kullanılmaktadır.

Sürdürülebilirlik kavramı; 1938 yılında Birleşmiş Milletlerin yayınladığı ‘Ortak Geleceğimiz’ adlı raporundan sonra hayatımıza girmeye başlamıştır. Bu raporda yer alan tanım; ‘’ İnsanlık: doğanın gelecek nesillerin ihtiyaçlarına cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürebilir kılma yeteneğine sahiptir ’’, olarak yapılmıştır. Dünyada şu an ikamet eden her canlının hayatı doğal kaynaklara bağımlıdır. Maalesef bu doğal kaynaklar sonsuza kadar devam etmeyecektir. Sürdürülebilir bir ortam ortaya çıkarabilmek için birey ve doğa arasında denge oluşturmak gerekmektedir. Bu denge ise birey sayesinde ortaya çıkarılabilir.

Sürdürülebilirlik sadece ekolojik açıdan ele alınmamalıdır. Üç ana sistem tarafından düşünülmesi gerekmektedir. Ekonomik, ekolojik ve sosyal koşullar üzerinden bir fikir ortaya çıkarılmalıdır. İçerisinde yer aldığımız zamanın ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını gelecek nesillerin ihtiyaçlarına zarar vermeden karşılamak gerekmektedir.


Sürdürülebilirlik Kavramı Neden Önemli?

Sanayi Devrimi’nin yaşanması ile sanayi ve teknoloji alanında büyük gelişmeler meydana gelmiştir. Sanayinin büyümesi ile enerji ihtiyaçlarında da artışlar başlamıştır. Bu doğrultuda petrol, kömür gibi yenilenemeyen enerji kaynakları kullanılmıştır. Sanayinin her geçen gün büyüyen bir sektör halini alması, tarım ekonomisine bağlı bozulmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca hızlı sanayileşme; köyden kente göç, şehirleşme, hızlı nüfus artışı, çevresel kirlilik ve biyoçeşitlilikte görülen azalmalara da neden olmuştur. Genel olarak baktığımızda sosyolojik bir değişimin ortaya çıktığını dile getirebiliriz.

Tüm canlılar doğa içerisinde birbirleri ile etkileşim halindedir. Ekolojik denge içerisinde birbirlerine bağlıdır. Ekolojik olarak zarar gören doğa, ekonomik ve sosyal koşullarda da zarar görür. Bir bölümde meydana gelen zarar diğer bölümde de bağlantılı bir şekilde zarar oluşmasını sağlamaktadır. Bireyin doğal ortamı yok etme yetkisi, doğal çevrenin kendini iyileştirme hızını bastırmaktadır.

Bu noktada ekolojik sistemin dengesini bozmadan hareket etme gereksinimi doğmuştur. Bu gibi çeşitli sebepler ile ilk başta ekosistem üzerinde olumsuz etki yaratan sanayi işletmeleri ve diğer işletmeler sürdürülebilirlik kavramını sahiplendirmelidirler. Bu yönde yapılması gereken çalışmaları da hayata geçirmeleri gerekir. Şirketler tarafından analiz edildiğinde şirket çıkarları ve sosyal şartların çatışmaması gerekmektedir. Şirketler sadece ekonomik açıdan büyüme anlayışını değil, sosyal şartlar ve çevre konularının da şirket konularına dahil edildiği bir yönetim anlayışı benimserse sürdürülebilirlik elde edilebilir.

Sürdürülebilirlik kavramı sadece şirketleri kapsayan bir konu değildir. Bu konu çevresinde bireylere de büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu kavramın önemi içselleştirilmelidir. Sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ilerleyerek günümüz kaynaklarını doğru bir şekilde kullanmalıyız.  Aynı zamanda gelecek nesillerin ihtiyacı olan kaynakları ödün vermeden kullanılabilmeliyiz.

Sürdürülebilirlik konusu günümüz ve geleceğimiz için oldukça önemlidir. Sürdürülebilirlik bilinçlenerek ekonomik, sosyal ve ekolojik anlamda katkıda bulunacak davranışlar sergilememizi sağlamaktadır. Bu sayede de bireylerin bugüne ve geleceğe büyük katkıda bulunmasına destek vermektedir.


Sürdürülebilirlik Kavramının Bileşenleri Nelerdir?

Sürdürülebilirlik nedir denildiğinde ilk olarak akla çevrenin korunması gelse de aslında sürdürülebilirlik kavramı, yukarıda da bahsettiğimiz üzere ekolojik, ekonomik ve toplumsal boyutları bir arada bulunduran bütünsel bir yaklaşımdır. Sürdürülebilirliğin 3 temel bileşeni vardır. Bu bileşenler; çevre koruma, ekonomik büyüme ve sosyal gelişimdir. Öte yandan sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için bu kavramlar dengeli bir şekilde yönetilmelidir.

  • Çevre Koruma

Sürdürülebilirliği temel bir ilke olarak ele aldığımız, çevre ve doğada bulunan kaynakların tükenebilir olduğu her daim hatırlanması gerekmektedir. Bu yüzden de doğal kaynaklar akılcı yaklaşımlar ile kullanılmalıdır. Kısacası ekosistemlerin bütünlüğü ve esnekliği korunmaktadır.

  • Ekonomik Büyüme

Sürdürülebilirlik, çevreye hasar vermeden toplumları refaha kavuşturacak ekonomik büyümeyi ortaya koymayı amaçlar. Mal ve hizmet tüketiminde artış yaşanırken, insan refahının yükseltilmesi hedeflenir.

  • Sosyal Gelişim

Sürdürülebilirlik; hayat, eğitim ve sağlık kalitesinin bütün toplumlar için doygun bir düzeye ulaşması konusuna da odaklanarak sosyal gelişimi desteklemektedir. İnsan ilişkilerinin zenginleştirilmesi ve kuvvetlendirilmesine ek olarak, insanların bireysel ve grup halinde hedeflerine ulaşması sağlanmaktadır. Bütün bu bileşenler bir arada uyum içerisinde çalıştığında, insan istek ve ihtiyaçlarının günümüzde ve gelecekte karşılanabilme potansiyelinde artış yaşanır. Bu sayede sürdürülebilir kalkınma ortaya çıkmış olur. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine göre toplum, zaman içerisinde refahın azalmasına müsaade etmemelidir.


Sürdürülebilir Kalkınmanın 17 Hedefi

Sürdürülebilir olma çerçevesinde uzman kişilerin gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu toplamda 17 hedef ortaya çıkmıştır. Bunlar;

  1. Her yaş grubundaki bireylere refah bir ortam sağlayarak sağlıklı bir yaşam sunmak.
  2. Toplumda cinsiyet eşitliğini sağlamak. Özellikle kadınları ve kız çocuklarını toplumsal açıdan kuvvetlendirmek.
  3. Her çeşit yoksulluğu zaman ve mekan fark etmeksizin sonlandırmak.
  4. Bütün dünyanın ortak sıkıntısı olan iklim değişikliği için çözüm odaklı adımlar atmak.
  5. Okyanusları, denizleri ve deniz kaynaklarını bu anlamda korumak ve içselleştirmek.
  6. Açlığı dünya genelinde bitirmek ve beslenme imkanlarını arttırmak. Aynı zamanda gıda güvenliğinin ve tarımın sürdürülebilir olmasını da sağlamak.
  7. Tüm insanlara çağırışımda bulunan eşit, yüksek kalitede ve hayat boyu eğitim standartlarını sağlamak.
  8. Herkes açısından sağlıklı olan suya kavuşma ve bu suyun sürdürülebilir yönetimini garanti altına almak.
  9. Sürdürülebilir ekonomik yükselişi sağlamak. Bu sayede istihdam ile insan onuruna yakışır işler gerçekleştirmek.
  10. Dayanıklı alt yapılar oluşturmak. Sürdürülebilir bir şekilde sanayileşmek ve yeni buluşlara teşvik etmek.
  11. Uzun ömürlü, güvenli ve temiz bir enerji hattı sağlamak.
  12. Şehirleri güvenli, kuvvetli ve uzun ömürlü hale getirmek.
  13. Adaleti herkesin ulaşacağı eşit ve şeffaf kurumlar ile sağlamak.
  14. Karasal ekosistemlere sahip çıkmak, korumak ve devamlı olmasını sağlamak. Özellikle ormanların sürdürülebilirliğini sağlayarak çölleşmeye karşı çıkmak ve biyoçeşitlilik kaybını durdurmak.
  15. Hem ülkeler arası hem de ülke içerisindeki eşitsizlik olayını sonlandırmak veya azaltmak.
  16. Sürdürülebilirlik konusunda kalkınma için küresel anlamda iş birliklerini arttırmak ve bu ortaklıkların getirdiği farklılıkları ve artı yönlerini kullanmak hedeflenmektedir.

Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin Neler Yapabilirsiniz?

Hayatınızda değişiklikler yaparak tasarruf edebilir, organik ve yerel besin tüketerek daha sağlıklı olabilirsiniz. Sürdürülebilir bir yaşam için;

  • Plastik kullanımını azaltabilirsiniz. Plastik kullanımının yerine yeniden kullanılabilen kapları tercih edebilirsiniz. Uzmanlar tarafından plastik pipet dahi kullanmamanız tavsiye edilmektedir. Çantanızda yıkanabilir cam pipetlerden taşıyabilirsiniz. Bu sayede plastik kullanımını azaltarak atık oluşumunu engelleyebilirsiniz.
  • Kağıt kullanımını azaltabilirsiniz. Teknolojinin her geçen gün geliştiği günümüz dünyasında yani dijital çağda, kağıt kullanımını azaltmak kolay bir adımdır. Faturalarınızı kağıtlar ile değil de e-posta ile size gönderilmesini isteyebilirsiniz.
  • Yemek israfından kaçınmalısınız. Bu sayede market harcamalarınızı da azaltmış olacaksınız. Çöp kutusuna attığınız yiyecekler atık hale geldiğinde sera gazı oluşturabilmektedir. Bu sebepten dolayı karbon salınımında da artış gözlemlenir.
  • Ne kadar fazla yürüyebiliyorsanız o kadar yürüyün. Yürümek, bisiklet sürmek ve mesafe uzak ise toplu taşıma araçlarını kullanmak hem sizin hem de çevrenizin sağlığı için oldukça önemli bir yere sahiptir. Bireysel araç kullanımını minimuma indirerek karbon salınımındaki azalmayı destekleyebilirsiniz.

Bireylerin ve işletmelerin sürdürülebilir yaşam yaklaşımını içselleştirmesi, gelecek kuşaklar için yaşanabilir bir dünya bırakılmasına ön ayak olmaktadır.

 

Cevap bırakın